Category Archive Obezite

Otizm Tedavi Yöntemleri

Otizm Tedavi Yöntemleri

Otizmli çocuklara erken yaşta, tercihen üç yaştan önce tanı konması büyük önem taşır. Çünkü otizmli bir çocuk özel eğitim almaya ne kadar erken başlarsa, o kadar hızlı ilerleyebilir. Otizmli çocuklara haftada en az 20 saat, tercihen 35-40 saat süreyle ve otizmli çocuklar için özel olarak hazırlanmış eğitim programlarıyla özel eğitim verilmesi gerekir.

Otizm Spektrum Bozukluğu Tedavisi

Otizmli çocuklara erken yaşta verilen özel eğitimin yanı sıra özel eğitime destek olarak dil-konuşma ve uğraşı terapisi başta olmak üzere becerilerini geliştirmek için çeşitli terapiler uygularlar.

Eğitim Yöntemleri

Uygulamalı Davranış Analizi, TEACCH, İlişki Temelli Yöntemler, Sosyal Öyküler ve Kolaylaştırılmış İletişim olmak üzere otizm eğitiminde bilimsel dayanaklı yöntemler kullanılmaktadır.

Terapi Yöntemleri

Otizm tedavisinde özel yoğun eğitimi desteklemek amaçlı Duyusal Bütünleştirme Terapisi, İşitsel Bütünleştirme Terapisi, Müzik Terapisi, Sanat Terapisi, Drama Terapisi, Yunuslarla Terapi, Ata Binme Terapisi kullanılmaktadır.

Alternatif ve Destekleyici Tedavi Yöntemleri

Otizm tedavisinde Glüten/Kazein Diyeti, Vitamin-Mineral Desteği, Ağır Metallerden Arındırma, Mantar Tedavisi, Hiperbarik Oksijen Tedavisi (HBOT), Neuro-Feedback, Tedavi Protokolleri olmak üzere alternatif ve destekleyici yöntemler uygulanmaktadır.

Psikiyatrik Tedavi Yöntemleri

Otizmli çocukların aşırı hareketlilik, öfke nöbetleri ve takıntılar gibi davranış sorunlarını azaltmada ve dikkatlerini artırmada çeşitli psikiyatrik ilaçlardan yararlanılır.

Yöntemlerin Seçilmesi ve Değerlendirilmesi

Otizm alanında kullanılan eğitim, terapi ve tedavi yöntemleri çok çeşitlidir ve her geçen gün bunlara yenileri eklenmektedir. Tohum Otizm Vakfı web sitesinde bu yöntemlerin en bilinenlerine ve yaygın olarak kullanılanlarına yer verilmiştir.

Tags,

Obezite Hangi Hastalıklara Neden Olur?

Obezite Hangi Hastalıklara Neden Olur?

Obezite kişinin sağlığını olumsuz yönde etkileyerek, bir çok hastalığa neden olabilmektedir. Kişinin bilinçlenmesi, doğru bir tedavi programı uygulaması bu hastalıklardan mümkün oldukça daha az zarar görmesini sağlar. Obezitenin sebep olduğu başlıca hastalıklara örnek olarak; Koroner arter hastalığı; tip 2 diyabet, kanser, yüksek tansiyon, gut, uyku apnesi, eklem problemleri, karaciğer yağlanması, safra kesesi hastalıkları, depresyon ve insülin direnci gibi hastalıklar gösterilebilir. 

Tip 2 Diyabet Aşırı kilo ve hareketsizliğin temel sebep olduğu tip 2 diyabet hastalığı, vücudun yeterli insülini üretememesinden kaynaklı kan şekerinin yükselmesi olarak tanımlanabilir. Erken ölüm riski, felç, körlük, böbrek hastalıkları en belirgin sonuçlarıdır. 

İnsülin Direnci Kan şekeri normal olduğu halde, insülinin fazladan salgılanması olarak bilinen insülin direnci obezite hastalarında çok sık görülen bir rahatsızlıktır. İnsülin direnci olan kişiler hormonal bozukluk sebebiyle kilo vermekte zorlanırlar. Özellikle yağların bel ve karın bölgesinde toplandığı “abdominal obezite” türünde insülin direnci görülme oranı daha yüksektir. Doktor kontrolü altında kilo verildiği takdirde insülin direnci ortadan kalkacaktır. 

Koroner Arter Hastalığı Damarların tıkanması ve kalbe yeterli miktarda oksijen gitmemesiyle oluşan koroner arter hastalığına yakalanma riski, vücut kile endeksi arttıkça yükselmektedir. Ani ölüm riski taşıyan bu hastalık kalp yetmezliği ve kalp krizine neden olmaktadır. 

Yüksek Tansiyon Kan basıncının artması olarak bilinen yüksek tansiyon, çeşitli kalp ve damar hastalıklarına neden olabilen tehlikeli ancak kilo verilmesiyle geçebilecek bir hastalıktır. 

Ostreoartrit Fazla kiloların eklemlere ekstra basınç yapmasıyla, eklemlerde görülen aşınma ve kireçlenme olarak bilinen ostreoartit hastalığının semptomları, kişinin kilo vermesi ve eklemlere binen yükün hafiflemesiyle azalabilmektedir. 

Uyku Apnesi Uyku apnesi fazla kiloyla bağıntılı solunum yolu hastalıklarından biridir. Bu hastalığa sahip olan kişilerde aşırı horlama ve uyku esnasında nefes alamama gibi problemler görülür. Kalp krizi ve ani ölümlere sebep olabilir. 

Kanser Obezite ve kanser arasındaki ilişki üzerine çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Şimdiye kadar yapılan araştırmalar sonucunda Obezitenin; yutak kanseri, pankreas kanseri, kolon kanseri, menapoz sonrası dönemde göğüs kanseri, safra kesesi kanseri, böbrek kanseri vb. kanser türlerinin oluşmasını sağladığı; neden olduğu veya tetikleyici olduğu saptanmıştır. 

Kişinin ruhsal ve fiziksel sağlığını bozan obezite hastalığının sebep olduğu ve tetiklediği hastalıklar elbette bu kadar değil. Peki obezite başka hangi hastalıklara neden olur Hormon bozukluklarından kaynaklı aşırı kıllanma, astım, adet dönemi düzensizlikleri, anoreksiya gibi hastalıklara da neden olduğu bilinen obezite ciddi sonuçları olan bir rahatsızlıktır ve kesinlikle ihmal edilmemelidir. 

Obezite Nasıl Hesaplanır?
Obezite Nasıl Hesaplanır?

Obezite Nasıl Hesaplanır?

Obezite hesaplama ile ilgili kullanılan farklı yöntemler vardır. Bunlardan en yaygın olarak kullanılan yöntem Dünya Sağlık Örgütü tarafından da kullanılan Vücut Kitle İndeksi (VKİ)  diğer bir deyişle Beden Kitle İndeksi (BKİ) olarak bilinen yöntemdir. Ancak son dönemlerde kilonun dağılımının hastalıklara olan etkisinin daha çok araştırılmasıyla birlikte bel çevresi ölçümüne göre de obezite hesaplanabilmektedir. Bu yöntemin ön plana çıkmasının temelinde özellikle karın ve bel çevresinde toplanan yağların tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve kalp damar hastalıkları risklerini arttırdığının gözlenmesidir.

  • Vücut Kitle İndeksi Bu hesaplamada kişinin kilosu için kg, boyu için m birimleri kullanılır. Kişinin kg cinsinden vücut ağırlığının, boyunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesap yapılır. Çıkan sayı değerine göre kişinin zayıf mı, normal mi, kilolu mu obez mi olduğu standart değerlere göre saptanır. Uluslararası sınıflandırmaya göre, hesaplama işleminden çıkan sonuç 18,50 değerinden küçükse kişi zayıftır, 18,50 ile 24,99 arasındaysa kişi normal kilodadır, 25 ve 29,99 arasındaysa fazla kiloludur, 30 ve üzerindeyse obezdir. 
  • Bel Çevresi Ölçümleri Bu ölçümde VKİ değerlerinden ve bel çevresi genişliğinden yararlanılır. 

VKİ 25’in üzerinde 30’un altında olan erkeklerin bel çevreleri 94 ve 101 cm arasındaysa obezite riskleri fazladır ve uyarı sınırında bulunurlar. VKİ 30 ve üzerindeyse ve bel ölçüleri 102 cm’den fazlaysa yüksek risk grubunda değerlendirilirler. 

VKİ 25’in üzerinde 30’un altında olan kadınların bel çevreleri 80-87 cm arasındaysa arasındaysa obezite riskleri fazladır ve uyarı sınırında bulunurlar. VKİ 30 ve üzerindeyse ve bel ölçüleri 88 cm ve üzerindeyse yüksek risk grubunda değerlendirilirler.

Kaynak: safahastanesi.com.tr

Tags, ,

Obeziteden en kolay nasıl kurtuluruz?

Obeziteden en kolay nasıl kurtuluruz?

22 Mayıs Avrupa Obezite Günü için açıklama yapan Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Uzman Dr. Onur Oral, obeziteden korunmak için alınabilecek en akılcı ve kolay yöntemleri sıraladı.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından ‘Sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi’ olarak tanımlanan obezite için bilinçlendirme ve farkındalık çalışmaları yapılıyor. Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Uzman Dr. Onur Oral, 22 Mayıs Avrupa Obezite Günü öncesinde yaptığı açıklamada, “Obeziteden korunmak için en akılcı önlem, dengeli ve yeterli bir beslenme alışkanlığıyla birlikte, haftada üç gün 30 dakika yavaş yürüyüşle başlayıp, haftada beş gün 45 dakika tempolu yürüyüş yapmak” dedi.

Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Uzman Dr. Onur Oral, obezitenin nedenlerini “Obezite harcanandan daha fazla enerji alınması sonucu, vücutta aşırı miktarda yağ dokusunun olması sebebiyle gelişen, genetik ve çevresel etkileşimli, sağlıklı yaşam adına ciddi ve kronik sorunlara neden olabilen ve oluşum nedeni çok sayıda faktöre bağlı, medikal tedaviye ihtiyaç duyulan metabolik bir sağlık problemidir” şeklinde anlattı.

Obezitenin risk faktörleri arasında birçok etkenin olduğunu belirten Oral, “Obezitenin en önemli risk faktörleri arasında özellikle genetik yatkınlık, fiziksel aktivitede azalma, beslenme alışkanlıkları, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, evlilik, doğum sayısı gibi faktörler göze çarpıyor. Erişkin ve çocuk obezitesi tüm dünyada ama özellikle gelişmekte olan ülkelerde hızla yayılıyor. Ülkemizde toplumun yaklaşık olarak yüzde 35’inden fazlası obezite problemiyle karşı karşıya kalıyor. Hatta bu oran erkeklerde yüzde 7.9, kadınlar da yüzde  23.4” diye konuştu.

Obezitenin başka hastalıklara da davetiye çıkardığını vurgulayan Dr. Oral, “Birçok kronik hastalığın obezite ile yakından ilişkili olduğu biliniyor.  Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü, obeziteyi en riskli 10 hastalıktan biri olarak kabul ediyor. Bu konuda yürütülen son araştırmalarda kanserle yakın ilgisi olduğu da belirlenmiştir” dedi.

“SAĞLIKLI BİR TOPLUM İÇİN SAĞLIKLI BESLENME”

Obeziteden korunma yolları hakkında da bilgi veren Oral, şöyle dedi:

“Sağlıklı yaşam ve obezite kökenli hastalıkların önlenmesinde en akılcı önlem, dengeli ve yeterli bir beslenme alışkanlığıyla birlikte, haftada 3 gün 30 dakika yavaş yürüyüşle başlayıp haftada 5 gün 45 dakika tempolu yürüyüşler önem taşıyor. Bu tip bir fiziksel aktivite sağlıklı beslenmeye ek olarak 100- 200 kalorilik bir kayıp sağlar. Uzun süreli fiziksel aktivite için, her gün 30 dakika yürüyüş alışkanlığının kazanılması, obezitenin önlem ve tedavisinde olumlu sonuçlar verdiği gözden uzak tutulmamalıdır. Sonuç olarak, sağlıklı bir toplum için sağlıklı beslenme alışkanlığının yanı sıra, fiziksel aktivitenin tüm bireyler için yaşamsal önem ve anlam taşımakta olduğunu tekrar hatırlamak ve bu konuda farkındalığı arttırabilmek için `Dünya Obezite Günü´ güzel bir şans olarak değerlendirilmeli.”

Uzman Dr. Onur Oral

Tags,

Türk Obezite Cerrahisi Vakfı

Türk Obezite Cerrahisi Vakfı kuruldu

Türkiye’de her altı çocuktan ve iki yetişkinden biri fazla kilolu veya obez. Obezite salgınının giderek artacağı öngörülürken Türkiye’de ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelen obeziteyle etkin bir mücadele etmek amacıyla Türk Obezite Cerrahisi Vakfı kuruldu.

Tüm dünyada ve Türkiye’de ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelen obeziteyle etkin mücadele etmek adında Türk Obezite Cerrahisi Vakfı kuruldu. 
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre; Türkiye’de her altı çocuktan ve iki yetişkinden biri fazla kilolu ya da obez. Önlem alınmazsa obezite salgınının giderek artacağı öngörülüyor. Obezite sadece aşırı miktarda yağ birikmesi değil hipertansiyon, diyabet, uyku apnesi gibi ciddi yandaş hastalıkları da beraberinde getiriyor. Bu da obezlerin hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de yaşam süresini 13-14 yıl azaltıyor.

En etkili metot cerrahi

Günümüzde obezite tedavisinde en etkin ve kalıcı metot obezite cerrahisi olarak belirtiliyor. Bu ameliyatlar sayesinde hastalar hem fazla kilolarından kurtulmakta; hem de diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi gibi yandaş hastalıklardan kurtuluyor. Türk Obezite Cerrahisi Vakfı’nın Kurucu Başkanı Profesör Dr. Oktay Banlı, obezite cerrahisinin doğru tanımlanması, sonuçlarının doğru anlatılması, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini en önemli hedefleri olarak ortaya koyduklarını ifade etti.

Halkın eğitimine katkıda bulunulacak

Banlı öncülüğünde yeni kurulan Türk Obezite Cerrahisi Vakfı, bu amaçla araştırma çalışmalarına destek olacak, Türkiye’de ve dünyada yapılan çalışmaların sonuçlarını kamuoyuyla paylaşacak. Vakfın en önemli faaliyet alanının, eğitim sahasında olacağı belirtilerek, bu amaçla, cerrahların, diyetisyenlerin ve konuyla ilgili yardımcı sağlık personelinin, halkın eğitimine katkıda bulunmanın amaçlandığı ifade edildi. 
Ameliyat olan hastaların tedavisi, takibi ve eğitimi konusunda çalışmalar yapacak olan vakıf aynı zamanda maddi imkanı olmayan yoksul hastaların tedavisine de olanak sağlamayı hedefliyor. Oktay Banlı konuyla ilgili, “Obezite cerrahisinin kamuoyuna doğru anlatılması, bilgi kirliliğinin önlenmesi vakfımızın en önemli amaçlarından biri olacaktır” dedi.

Tags,

obeziteden korunma yolları nelerdir 2019

Obeziteden korunmak için yapılması gerekenler

Beslenme alışkanlıklarındaki düzensizlik, çeşitli hastalıklar ve hareketsiz yaşam, obeziteye neden oluyor. İnsan ömrünü kısaltan; diyabet, kalp, tansiyon, solunum yolu ve mide sorunları gibi en az 30 hastalığın nedeni olan obeziteden kurtulmak için mutlaka uzman yardımı alınması gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Hülya Tulgar, obeziteye karşı alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

Diyabetten, organ yetmezliklerine kadar pek çok ciddi tabloya neden olabiliyor

Çağın hastalığı olarak kabul edilen obezite, sağlığı bozacak düzeyde vücuttaki yağ miktarının artmasıyla karakterize bir sağlık problemi olarak ortaya çıkar. Obezite, tüm dünyada ve ülkemizde sağlık harcamalarını artıran, bireylerin yaşam konforunu düşüren ve vakit kaybedilmeden tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Sağlıksız beslenme alışkanlıklarının hareketsiz yaşam tarzı ile birleşmesi sonucunda ortaya çıkan obezite, birçok sağlık sorununun da başlangıç noktasıdır. Uyku apnesi,  astım, polikistik over sendromu, diyabet, hipertansiyon, safra kesesi hastalıkları, gut, karaciğer yağlanması, osteoartrit, düzensiz adet görme, solunum zorluğu, migren ve çeşitli kanser türleri bu sağlık sorunları arasındadır. Ayrıca aşırı kilo alımına bağlı olarak ortaya çıkan estetik yoksunluk nedeniyle psikolojik soruların da tetikleyicisidir.

2030 yılında obezitenin yılda 500 kanser vakasına neden olacağı öngörülüyor

İnsan vücudundaki yağ dokusu yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18’i, kadınlarda ise %20-25’ini oluşturmaktadır. Yağ oranının erkeklerde %25, kadınlarda ise %30’un üstüne çıkması, obeziteye neden olmaktadır. Yapılan araştırmalarda diyet ve egzersizle kilo verebilen kişi sayısının %10’u geçmediği belirlenmiştir.

Tüm kanser türlerinin %7’sininin oluşumunda obezitenin doğrudan etkisi olduğu tespit edilmiştir. Kronik hastalıkların birçoğunun ise en önemli nedeninin aşırı kilo alımı olduğu bilinmektedir. Genellikle estetik bir sorun olarak görülen obezite, aslında ciddi bir sağlık sorunudur. 2030 yılında obezitenin yılda 500 bin kanser vakasına neden olacağı öngörülmektedir.

Sağlıklı vücut ağırlığı nedir?

İdeal kilo beden kitle indeksine(BKİ) göre belirlenir. BKİ boyumuzun karesinin vücut ağırlığına bölünmesiyle elde edilmektedir. BKİ = [Ağırlık (kg) / Boy (m2) ]

BKİ < 18,5 zayıf

BKİ = 18,5 – 25 arasında ise normal kilolu

BKİ = 25 – 30 ise fazla kilolu

BKİ = 30 – 40 ise obez ‏

BKİ > 40 ise morbit obez

Değerler, boy uzunluğu ile ilişkilidir. Değerlerin bu aralıklarda olması, kilonun sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Sağlıklı kilo için bireyin vücut bileşeni de önemlidir. Sınırların altında veya üstünde olmak sağlık sorunları ile ilgili riskin var olduğunu göstermektedir.

 Obezite tedavisi kişiye özel olmalı

Obezite; fazla enerjinin vücutta yağ olarak depolanması, enerji alımı ve kullanımı arasındaki dengesizlik nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Yaşam kalitesini ciddi anlamda düşüren obezite, tedavi edilebilen kronik bir hastalıktır. Obezite tedavisinin kişiye özgü olması gerekmektedir. Obezitenin tedavisinde; tıbbi beslenme (diyet) tedavisi, egzersiz tedavisi, davranış değişikliği tedavisi, ilaç tedavisi, cerrahi tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Obezite tedavisi hekim, diyetisyen, psikolog, fizyoterapist işbirliği içinde olmalıdır.

Bu önerileri dikkate alın

  1. Fazla kilolardan kurtulmak ve kilo kontrolü için mutlaka uzman yardımı alınmalı ve uygun bir tedavi planı belirlenmeli
  2. Fiziksel aktivite düzeyi artırılmalı, günlük yürüyüş ve egzersizler alışkanlık haline getirilmeli
  3. Raf ömrü uzun, kalorili, hazır gıdalardan uzak durulmalı
  4. Doğal olmayan şeker tüketilmemeli ve günlük tuz alınımına dikkat edilmeli
  5. Sağlıklı pişirme tekniklerini tercih edilmeli
  6. Gün içerisinde vücudun ihtiyacı kadar su içilmeli
  7. Yemek yeme alışkanlığını değiştirilmeli, ve yemekler yavaş yenilmeli
  8. Yağ tüketimi konusunda dikkatli olunmalı, doymuş yağlar mümkün olduğu kadar az alınmalı
  9. Besin çeşitliliğine dikkat edilmeli, her besin grubundan dengeli bir şekilde beslenilmeli
  10. Sebze ve meyveler mevsiminde yenilmeli
  11. Alkol alımından uzak durulmalı

Dyt. Hülya Tulgar

Tags,