
Sayı: 2, Eylül 2002
Merhaba,
Bizim bir Şenol Varış’ımız var. Babasıyla birlikte yıllardır eğitime gelir giderler. Bıkmadan, usanmadan, yaz kış demeden. Geçtiğimiz günlerde yine geldiler. Ve Şenol’un babası gözleri pırıl pırıl bize dedi ki; ‘ Şenol konuşmaya başladı biliyor musunuz?’ Birden her şey silindi, olan sadece büyük bir mutluluk duygusu. Bütün yorgunluklarımızı, emeklerimizi, çabalarımızı helal ettik bütün çocuklarımıza.
Sağol Şenol. Bizi çok mutlu ettin.
BİLGİ KÖŞESİ:
OTİZME NASIL TANI KONUR?
Otizmin kesin tanısı için kullanılan belirli bir yöntem yoktur. Gözleme dayanarak ve aileden alınan bilgilere göre tanı konur. Otistik çocuklar aşağıdaki belirtileri gösterebilirler. Belirtilerin tamamının bir çocukta görülmesi şart değildir. Otistik çocuklar bu davranışları hafiften ağıra değişen ölçülerde ve değişik kombinasyonlarda sergileyebilirler.Belirtilerin bazıları zaman içinde kaybolup, bazıları da yine zaman içinde ortaya çıkabilirler.
- İlgisizdir.
- Gereksinimlerini bir yetişkinin elini kullanarak ifade eder.
- Ekolalisi vardır. (kendisine söylenenleri papağan gibi yineler)
- Uygunsuz gülme ve kıkırdamaları vardır.
- Göz teması yoktur veya kısıtlıdır.
- Oyunlara bir yetişkinin yardımı ve ısrarı ile katılır.
- Başka çocuklarla oynamaz.
- Hayalgücüne dayanan, yaratıcı oyunlar oynamaz.
- Tek bir konu hakkında durmadan konuşur.
- Nesneleri çevirir veya döndürür.
- Bazıları sosyal beceri gerektirmeyen faaliyetlerde çok başarılıdır. (müzik, boz-yap oyunları gibi)
- Değişiklikten hoşlanmaz.
OTİSTİK ÇOCUK EBEVEYNLERİNİN EĞİTİMDEKİ YERİ:
Hamit İbrahimiye OTİSTİK Çocuklar Eğitim Merkezi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 17. 12.1999 tarihinde yürürlüğe konulan Otistik Çocuklar Eğitim Projesi hükümleri uyarınca ülkemizde açılan ve 2000-2001 eğitim ve öğretim yılında faaliyete geçen ilk bağımsız otistik çocuklar eğitim merkezidir.
Otizm; sosyal, sözel ve sözel olmayan iletişim ve dil gelişimini içeren yaygın gelişimsel bozukluk olarak kabul edilmektedir. Öğrencilerimiz, özellikle sosyal yaşam becerileri ile iletişim becerilerinde akranlarına göre yetersizlik sergilemektedirler. Dolayısı ile çocuklarımızın programları günlük yaşam becerileri ile iletişim becerileri üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Otistik çocukların iletişim becerilerindeki performanslarının akranlarından geri oluşu, özellikle iletişim yolu ile kazandırılan ve öğretim için önkoşul olan öğrenmeye hazırlık becerilerini öğrenmelerini güçleştirmektedir. Öğrenmeye hazırlık becerileri uygun oturma, göz kontağı kurma, basit yönergelere uyum gibi becerilerdir. Ancak, bu ön koşul becerilerini öğrenmiş öğrenci ile yararlı bir eğitim etkinliği gerçekleştirilebilir. O halde otistik çocuk ebeveynleri zaman geçirmeden otistik çocuklarla ilgili eğitim ve öğretim faaliyeti gösteren kurum ve kuruluşlara başvurmalıdır.
Çocukların, öğrenmeye hazırlık becerileri; özellikle küçük yaşlarda bireysel eğitim etkinlikleri ile çalışılmalı, ailelerce ev ortamında öğretmenlerin yönlendirmesi doğrultusunda sürekli tekrar edilmelidir.
Aileler çocuklarına nasıl ipucu vereceklerini ve istenen davranışları nasıl yönlendireceklerini öğrenmelidir. Bu bağlamda anne babalar çocuklarının olumsuz davranışlarını görmezden gelmeli, olumlu davranışlarını ödüllendirmelidir.
Okula devam eden öğrenci ebeveynleri eğitimin sürekliliğini göz ardı etmeksizin öğretmen ve okul idaresi ile sürekli iletişim içerisinde olmalıdır. Öğretmen ve okul idaresinin, öğrencilerin bireysel özelliklerine göre yaptığı yönlendirmeleri kesintisiz yerine getirmelidir. Öğrenci ebeveynleri ailelere yönelik tüm konferans, panel ve aile eğitim programlarına katılmalıdır.
Özetle, öğrenci aileleri, eğitime verdikleri destek ölçüsünde çocuklarının belirlenen hedeflere ulaşmalarında büyük sorumluluk taşıdıklarını bilmelidirler.
Vefa Demirkıran Hamit İbrahimiye Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi Müdürü
ONLARIN KÖŞESİ:
İyi öğretmenler başarı kazanmama yardım etti. Otizmi yenebildim, çünkü iyi öğretmenlerim vardı. 2.5 yaşında deneyimli öğretmenlerin olduğu iyi düzenlenmiş bir anaokuluna verildim. Erken yaştan itibaren bana doğru davranışlar öğretildi. Otistik çocukların gün boyunca yapılandırılmış bir düzene,
disiplinli fakat nazik olmayı bilen öğretmenlere ihtiyacı vardır.
2.5 ile 5 yaş arasında benim her günüm yapılandırılmıştı. Bu düzenin dışına çıkmama izin verilmiyordu. Haftanın beş günü 45 dakika bireysel konuşma terapim vardı. Annem bir dadı tuttu; o, ben ve kız kardeşimle birlikte günde 3-4 saat oyun oynuyordu. Oyun oynarken sıra almayı öğretti.
Yemek zamanları herkes birarada yemek yiyorduk. Benim herhangi bir tuhaflık yapmaya iznim yoktu. Otistik davranışlara geri dönmeme izin verilen tek süre yemekten sonraki bir saatlik dinlenme zamanı idi. Anaokulu, konuşma terapisi, oyun faaliyeti ve kurallara uyulan yemekler haftada toplam 40 saat tutuyordu. Öyle ki, bu sürede beynim bu sürede dış dünya ile bağlantı içinde oluyordu.
- Otistik kişilerin çoğu görsel olarak düşünürler. Ben resimlerle düşünürüm. Kelimelerle düşünmem. Bütün düşüncelerim imgelemimde akan video bantları gibidir. Resimler benim birinci dilimdir, kelimeler ikinci dilimdir. İsimler öğrendiğim en kolay kelimelerdir, çünkü zihnimde kelimenin bir resmini yapabilirim. Yukarı veya aşağı gibi kelimeleri öğretmek için öğretmen bunları çocuğa göstererek vermelidir. Örneğin uçağı masadan yukarı doğru kaldırırken yukarı demelidir.
- Uzun sözle yönerge dizilerinden kaçınmalıdır. Otistik kişiler sekansları ( birbirini takip eden adımlar. Çeviren) hatırlamakta güçlük çekerler. Eğer çocuk okuyabiliyorsa yönergeleri bir kağıda yazın. Ben sekansları hatırlayamam. Eğer benzincide yol soracaksam sadece üç aşamayı hatırlarım. Üçten çok adımın yazılı olması gerekir. Telefon numaralarını da hatırlamakta zorluk çekerim. Çünkü zihnimde bir resmini yapamam.
- Çoğu otistik çocuk resim, sanat ve bilgisayar programlamakta başarılıdır. Bu yetenek alanları teşvik edilmelidir. Çocuğun yeteneklerinin gelişmesine çok daha önem vermek gerekir diye düşünüyorum.
- Pek çok otistik çocuk bir konu üzerinde takılır. Örneğin trenler, haritalar gibi. Bu takıntıları değerlendirmenin en iyi yolu bunları okul görevlerine motive etmek için kullanmaktır. Eğer çocuk trenleri seviyorsa okuma ve matematik öğretirken trenleri kullanınız. Tren hakkında bir kitap okuyunuz, trenlerle matematik problemleri kurunuz. Örneğin New York’tan Washington’a bir trenin ne kadar zamanda gideceğini hesap ediniz.
- Sayı kavramlarını öğretirken somut görsel yöntemler kullanın. Ailem sayıları öğrenmem için bana bir matematik oyuncağı verdiler. Bunda 1′den 10′a kadar sayılar için farklı renk ve büyüklükte bloklar vardı. Bununla toplama ve çıkarma yapmayı öğrendim. Bölmeleri öğrenmek için öğretmenimde dört parçaya ayrılan tahta bir elma ve yarıya ayrılan tahta bir armut vardı. Bunlarla çeyrek ve yarım kavramını öğrendim.
- Sınıfımda en kötü el yazısı olan bendim. Pek çok otistik çocukta el hareketlerinin kontrolünde güçlük vardır. Düzgün el yazısı bazen çok zor gelir. Bu durum çocuk için bazen çok engelleyici olur. Engellenme duygusunu azaltmak için çocuğun yazmayı sevmesine yardım edin. Bırakın bilgisayarda (daktiloda) yazsın. Tuşlara basmak daha kolaydır.
- Bazı otistik çocuklar okumayı ses verme ile daha kolay öğrenir.Bazısı ise kelimenin bütününü ezberleyerek daha iyi öğrenir.Ben seslilerle öğrendim.Annem ses verme kurallarını öğretti ve sonra benim kelimeleri seslendirmemi istedi. Ekolalisi olan çocuklar daha çok resim kartları ve resimli kitaplar ile en iyi öğrenirler. Çünkü kelimenin bütünü resimlerle birlikte çağrılır.
- Çocukken okul zili gibi yüksek sesler kulaklarımı rahatsız ediyordu. Dişçinin siniri açık dişi delgi ile oyması gibi…Otistik çocukların kulaklarını rahatsız eden seslerden korunması gerekir. En çok sorun yaratan sesler, ders zilleri, mikrofon hoparlör cızırtıları, yazı tahtasına yazarken çıkan cızırtılar, skor levhasında elektrikli işaretlerin vızıltısı,sandalyeler çekilirken çıkan gıcırtılardır. Bu tür sesler bazı malzemelerle kamufle edilebilirse çocuk bunlara daha iyi tahammül edebilir. Çekilirken gıcırdayan iskemleler ayaklara lastik makaralar geçirilirse veya halı konursa sessiz hale gelebilir.Çocuk belli bir odada korku duyabilir. Çünkü o odada birdenbire mikrofondan cızırtılı bir ses duymuş ve korkmuştur. Ürkütücü ses korkusu kötü davranışlara sebep olabilir.
- Bazı otistikler ışık titreşimlerinden ve flüoresan ışıklardan rahatsız olurlar. 60 Hz elektrik titreşimlerini görebilirler.Bu sorundan kaçınmak için çocuğun sırasını pencereye yakın koymalı veya flüoresan ışıklar kullanmamalıdır ve daha az titreşim yapan ampuller konulmalıdır.
- Bazı çocuklar ve yetişkinlerde şarkı söyleyebilme konuşabilmeden daha iyidir.Kelimeler ve cümleler eğer şarkı ile onlara seslenirse daha iyi cevap verebilirler Seslere karşı aşırı duyarlılığı olan bazı çocuklar, eğer öğretmen onlara fısıltı ile konuşursa daha iyi yanıt vereceklerdir.
- Bazı konuşmayan çocuk ve yetişkinler görsel ve işitsel girdileri aynı anda işleme geçiremezler.Onlar tek kanallıdır.Aynı anda hem görüp hem de işitemezler. Onlara ya sadece görsel bir iş ya da sadece işitsel bir iş verilmelidir. Olgunlaşmamış sinir sistemleri eş zamanlı görsel ve işitsel girdileri işleme koyamamaktadır.
- Konuşması olmayan büyük yaşta çocuk ve yetişkinlerde sıklıkla dokunma en güvenilir duygudur. Onlar için dokunarak hissetmek genellikle daha kolaydır.Harfler, plastik harfleri hissetmeleri sağlanarak öğretilebilir. Günlük programlarını, programlanan faaliyetten birkaç dakika önce nesneleri (elleyip) hissederek öğrenebilirler. Örneğin yemekten 15 dakika önce çocuğun eline tutacağı bir kaşık verin. Arabaya binmeden bir kaç dakika önce eline bir oyuncak araba verin.
- Otizmi olan bazı çocuklar ve yetişkinler eğer bilgisayarın klavyesi ekrana yakın konursa daha kolay öğrenebilirler.Bu kişinin ekran ile klavyeyi aynı anda görmesini sağlar. Bazı kişiler klavyedeki tuşa bastıktan sonra yukarı doğru ekrana baktıklarında hatırlamada güçlük çekebilir.
- Konuşması olmayan çocuk ve yetişkinler eğer yazılı kelime ile resmi flash kartta görürse kelime ile resim arasında daha kolay bağlantı kurabilirler.Bazıları satır üzerindeki resimleri anlamaz. Bu yüzden önceleri gerçek nesneler ve fotoğraflar ile çalışılması tavsiye edilir.
- Bazı otistik kişiler konuşmanın iletişim için kullanıldığını bilmez.Eğer dil egzersizlerinde iletişim özendirilirse dil öğrenimi daha kolay olur.Eğer çocuk bardak isterse ona bardak verin eğer çocuk bardak istiyor ama (bardak yerine) tabak diyorsa ona tabak verin. Çocuğun kelimeleri söyleyince somut şeylerin olduğunu öğrenmeye ihtiyacı vardır. Eğer otistik kişi, yanlış kelime kullanması yanlış nesne ile sonuçlanırsa, kelimenin yanlış olduğunu daha kolay anlar.
- Birçok otistik bilgisayar faresini kullanırken güçlük çeker. Tıklamak için ayrı düğmesi olan göstergeli sistemler deneyin. Ellerin motor kontrolünde problemi olan otistikler, fareyi tıklatırken güçlük çekerler.
- Konuşmayı anlamakta güçlüğü olan çocuklar, sert sessizleri ayrıştırmada zorlanırlar. Kaş’ın K’sı, Çat’ın Ç’si gibi. Konuşma öğretmenim, böyle sesleri duymayı öğrenmem için, sert sessizleri vurgulayarak, uzatarak bana yardımcı oldu.
- Birçok aile bana, televizyondaki yazıların çocuklarının okumayı öğrenmesine yardım ettiğini bildirdi. Çocuk yazıları okuyabilir ve konuşma ile yazıları eşleyebilir. En sevilen programın başyazıları ile kaydedilmesi uygun olur. Çünkü bu kayıt tekrar tekrar kullanılabilir.
Temple Grandin, Ph.D. Asist. Prof. Colorado S. University (Çeviren: Fatma Sayman)
*Temple Grandin bir otistik. Bir üniversitede öğretim görevlisi. Kendi yaşamından elde ettiği deneyimleri paylaşıyor. Otistik çocuklarla iletişim kurmakta yol gösteriyor. Çeviriyi yapan ve kullanmamıza izin veren Sn. Fatma Sayman’a teşekkür ederiz.
ÇAKI GİBİ BİR ASKER ….
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başlattığı engelli çocuklarımıza yönelik Bir Günlük Askerlik Eğitimi programına katılan gençlerimiz arasında çocuklarımızdan Efe Erdem de vardı.
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından 10 Mayıs 2002 tarihinde gerçekleştirilen uygulama büyük bir özen ve emekle hazırlanmıştı.
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na ailelerimize ve çocuklarımıza böyle bir gün yaşattıkları için teşekkür ediyoruz.
HABERİNİZ OLSUN…
- 2001-2002 eğitim yılı sonunda okulumuzda düzenlenen Bahar Şenliğinde çok eğlendik.
- 19-20 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Özel Olimpiyatlarda öğrencilerimiz bizi başarı ile temsil ettiler.
- Bu yaz okulumuzda Yaz Okulu vardı. 1 Temmuz 2002- 31 Temmuz 2002 tarihleri arasında Vakfımız tarafından yapılan bu çalışma başvuran bütün çocuklarımıza yönelikti. Katılan çocuklarımızdan bazılarını eskiden tanıyorduk, bazıları ile de yeni tanıştık. Önümüzdeki yaz gene birlikte olmak umudu ile.
- Ağustos ayında okulumuzun bakım ve onarım işlerini tamamladık. Bütün sınıflarımızın boya, badana ve yer döşemeleri yenilendi. Dolap, masa gibi ahşap eşyaları ise elden geçti. Çocuklarımız temiz bir ortamda eğitimlerine başladılar. Malzeme temininde bize önemli avantajlar sağlayan İshakoğlu, Serfleks, Renk Dekorasyon firmalarına ve katkıda bulunan herkese teşekkürler.
- Bültenimizin basımına çok büyük destek veren Güvenal Kağıtçılık – Sn. Ertan Çakmak – ve Hat Baskı – Sn. Hasan Cömert’e çok teşekkür ederiz.
- 5. Kasım. 2002 Salı günü eğitimcilerimizden Çetin Tartan ‘İletişim’ konulu bir seminer verecek. Dileyen herkese açık bu etkinliğe katılımınızı bekliyoruz.



